106G017 - Ulusal Mera Kullanım ve Yönetim Projesi -

Ulusal Mera Kullanım ve Yönetim Projesi (106G017) Hakkında

Meralar küresel anlamda, otsu ve çalımsı bitkilerin oluşturduğu doğal veya yarı doğal vejetasyona sahip, otlatılarak değerlendirilen tabii kaynaklar olarak tarif edilebilir. Dünya karalarının yaklaşık ¼’ünü oluşturan (FAOSTAT, 2008) meraların %50’sinin hali hazırda bozulmuş olduğu tahmin edilmektedir. Halen ülkemiz toplam alanın %16,8’ini oluşturan meraların (TÜİK, 2010), hemen her bölgede şiddetli bir bozulma sürecinden geçtiği bilinmektedir. Bir zamanlar ülke alanının yarısından fazlasını oluşturan meralar, tarım sistemine mekanizasyonun girmesi ile sürülerek daraltılmıştır. Bu olumsuz süreçle birlikte artan nüfusa paralel olarak genişleyen hayvan popülasyonu, meralar üzerindeki baskıyı iki katına çıkarmıştır. Sonuç olarak meralarımızın önemli bir bölümü, üzerinde bulunan klimaks vejetasyonu kaybetmiş ve ikincil hatta bazıları üçüncül vejetasyona sahip alanlar haline gelmiştir.

Meralar artık sadece hayvanlara yem sağlayan alanlar olarak değil, biyolojik çeşitliliğin kaynağı, yaban hayatının barınağı, havza geliştirme, erozyonu önleme, biyolojik mücadele, organik tarım, rekreasyon ve dinlenme alanları ve kırsal mirasın korunması açısından çok yönlü değerlendirilmektedir. İnsan, hayvan ve arazi faktörlerinin karşılıklı etkileşimine sahne olan meralar oldukça karmaşık sosyo-ekolojik sistemlerdir. Bu unsurlardan birisinin ihmal edilmesi, uygun mera yönetim politika ve stratejilerinin başarısızlığı ile sonuçlanabilir. Nitekim bu etkileşimin insanoğlu tarafından yeterince kavranamamış olması, küresel anlamda meraların bozulmasının başlıca sebebi olarak görülmektedir. Ülkemizdeki meraların tamamına yakınının orta malı olduğu, orta malı meraların en fazla tahribata uğrayan ve yönetim açısından en karmaşık yapıya sahip olduğunu söylemeye gerek yoktur.

Son on yıllarda çevresel bilincin gelişmesi ile birlikte bu kötü gidişata dikkat çekilmiş ve 1998 yılında kapsamlı bir mera kanunu çıkarılmıştır. Ancak kanunun sahada uygulaması beklentileri karşılamaktan uzaktır. Mera ıslah ve yönetimi açısından, hem teknik hem de sosyal altyapıda önemli boşlukların olduğu bilinmektedir. Sosyal altyapının gelişmesi kırsal alanda mera yönetim bilincinin ve sahiplik duygusunun oluşturulmasına bağlıdır. Bu sürecin zaman alacağı da aşikârdır. Ancak, teknik altyapı ve insan kaynaklarının geliştirilmesinin bu sosyolojik süreci hızlandıracağı da bir gerçektir.

Dünyada ve ülkemizde 20 yıl öncesine kadar yapılan mera çalışmaları dar alanlarla sınırlı kalmış, bölgesel ve ulusal düzeye ulaşamamıştır. Fakat son yıllarda, bilgisayar ve uydu teknolojilerinde sağlanan hızlı gelişmeler bu çalışmaları daha geniş alanlara yaymayı mümkün kılmıştır. Birçok ülke bu yöntemleri kullanarak meralarının izleme, değerlendirme ve yönetimini başlatmıştır. TÜBİTAK tarafından Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) 1007 kapsamında desteklenen “Ulusal Mera Kullanım ve Yönetim Projesi” amacı doğrultusunda, bu yeni teknolojileri kullanarak ülke genelinde bu teknik boşluğu büyük ölçüde doldurmuş, yerel anlamda önemli bir kapasite yaratmış ve kapsamlı bir veri tabanı geliştirerek, bundan sonra yapılacak uygulamaların önünü açmıştır. Bundan sonraki adım, mera komisyonları ve çiftçilerin işbirliği ile elde edilen bu birikimin üretime yansıtılması olacaktır.

106G017 Ulusal Mera Kullanım ve Yönetim Projesi • Web Programlama: Arda BALKAN
Bu sitede yayınlanan verilerin, yazılı izin alınmaksızın herhangi bir şekilde kopyalanması, basılı veya dijital ortamlarda yayınlanması, herhangi bir ortamda kullanılması 5846 sayılı kanuna göre suçtur.